Javascript is currently disabled. This site requires Javascript to function correctly. Please enable Javascript in your browser!

Eğirdir Belediyesi Haberler

Eğirdir Belediyesine ait haber ve duyurular

Anasayfaya Dön

Sulak alanlar toprağın, hayatın kanı damarıdır

Haber Yayın Tarihi :

 *Sulak alanlar toprağın, hayatın kanı damarıdır.

*Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü Isparta Şube Müdürlüğü Mühendisi Mestan HİSARKAYA Belediye Meclisinde Bilgilendirme Yaptı.
Sulak alanlar korunmalı kuruyup, kurutulup tarıma açılıp yok edilmemeli. Sulak alanlar toprağın, hayatın kanı damarıdır. Kan yoksa damar yoksa hayatta yoktur. Eğirdir’de bu bilincin gelişmesi için Eğirdir Belediye Başkanı Veli GÖK her türlü girişimde bulunuyor. ‘2 Şubat Sulak Alanlar Günü’ bu bilincin oluşması halkımızın ve devletimizin, tüm insanlığın bu gayeye hizmet etmesi için özel gün ilan edilmiştir.
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 6 Bölge Müdürlüğü Isparta Şube Müdürlüğü ekiplerince günün anlam ve önemine ilişkin sunum gerçekleştirildi.
Eğirdir Belediye Başkanı Veli GÖK başkanlığında Eğirdir Belediye Meclisi Şubat Ayı Meclis toplantısının son birleşimi gerçekleşti. ‘2 Şubat Sulak Alanlar Günü’ kapsamında DKMP Isparta Şube Müdürlüğü personellerinden Mühendis Mestan HİSARKAYA ve Mehmet KUZGUN tarafından sunum gerçekleştirildi. Isparta Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Şube Müdürlüğü tarafından milli parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları konusunda çalışmalar sürdürüldüğü ve kaçak, usulsüz avcılığı önleme, yaban hayvanı nakil, salım, yerleştirme ve sulak alanlara ilişkin iş ve işlemlerin yürütüldüğü belirtildi.
Devamında Türkiye’de, göller, akarsuların durgun akan kısımları, nehir deltaları, kıyı lagünleri, sazlıklar ve turbalıklar öne çıkan sulak alan tipleridir. Bunlara ek olarak ülkemizde pek çok yapay sulak alanda bulunmaktadır; önemli biyolojik işlevlere sahip tuzlalar ve hidrolojik öneme sahip sulama-içme suyu veya taşkın kontrolü rezervuarları başlıca örneklerdir. Ayrıca, ülkemiz Alpin sulak alanları, karstik yapılar ve mağaralar gibi özel sulak alan ekosistemleri açısından da son derece zengindir.
Sulak alanlar canlı türleri için yağmur ormanlarından sonra en önemli yaşam alanları olması sebebiyle doğa koruma alanında birçok uluslararası sözleşmenin kapsamına giren bölgelerdir. Bu çerçevede sulak alanlar Türkiye’nin taraf olduğu hemen hemen bütün doğa koruma sözleşmeleri içerisinde yer alan alanlardır. Yürürlükte olan, “Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’nin” amacı ise, uluslararası öneme sahip olsun veya olmasın tüm sulak alanların korunması, geliştirilmesi ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarını belirlemektir. ‘‘Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’’ ile önemli bir adım atılmış, sulak alanlarla ilgili koruma ve kullanım ilkeleri, koruma bölgelerinin tespiti ve uygulama esasları, Ramsar Alanları’nın ilan süreci ve Ulusal Sulak Alan Komisyonu’nun görev ve çalışma usulleri belirlenmiştir.
2 Şubat 1971 yılında İran’ın Ramsar kentinde imzaya açılan sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. Ramsar Sözleşmesi (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme) sulak alanların korunması ve sürdürülebilir kullanımını sağlamayı amaçlayan uluslararası bir sözleşmedir.
1. Ramsar Sözleşmesi’ne göre sulak alanlar; “alçak gelgitte derinliği altı metreyi aşmayan deniz suyu alanlarını da kapsamak üzere, doğal ya da yapay, sürekli ya da geçici, durgun ya da akar, tatlı, acı ya da tuzlu bütün sular ile bataklık, sazlık, ıslak çayırlar ve turbalıklarˮ sulak alanlar olarak tanımlanmakta ve "ekolojik olarak sulak alanlara bağımlı olan kuşlar" su kuşları kapsamında gösterilmektedir. Ramsar Sözleşmesi kapsamında ülkemizde 14 adet alan bulunmaktadır.
Göksu Deltası – Mersin – 13 Temmuz 1994, Burdur Gölü – Burdur – 13 Temmuz 1994, Seyfe Gölü – Kırşehir – 13 Temmuz 1994, Manyas Gölü (Kuş Gölü) – Balıkesir – 13 Temmuz 1994, Sultan Sazlığı – Kayseri – 13 Temmuz 1994, Kızılırmak Deltası – Samsun – 15 Nisan 1998, Akyatan Lagünü – Adana – 15 Nisan 1998, Uluabat Gölü – Bursa – 15 Nisan 1998, Gediz Deltası – İzmir – 15 Nisan 1998, Meke Gölü – Konya – 21 Haziran 2005, Yumurtalık Lagünleri – Adana – 21 Haziran 2005, Kızören Obruğu – Konya – 2 Mayıs 2006, Kuyucuk Gölü – Kars – 2 Nisan 2009, Nemrut Kalderası-Bitlis-31 Ocak 2003 Ramsar Sözleşmesi ile ilgili çalışmalar Doğa Koruma Ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.
Peki, sulak alanlar neden önemlidir?
1.Sulak alanlar, doğaları gereği barındırdıkları su kaynakları ile insanlara ve diğer canlılar için su ve/veya su ortamı sağlarlar. Bulundukları bölgede yer altı sularını besleyerek su rejimini düzenlerler ve sel / taşkın olaylarının etkilerini minimumda tutarlar.
2. Bulundukları yörede nem oranını yükselterek, başta yağış ve sıcaklık olmak üzere yerel iklim elemanları üzerinde olumlu etki yaparlar.
3. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ya da özellikle ötrofikasyona neden olan besin maddelerini (azot, fosfor gibi) kullanarak suyu temizlerler.
4. Sahip oldukları suya bağlı olarak dünyada en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemlerin (tropikal ormanlara yakın) başında gelmektedirler.
5. Başta balıklar ve su kuşları olmak üzere gerek ekolojik değeri, gerekse ticari değeri yüksek, zengin bitki ve hayvan çeşitliliği ile birçok türün yaşamasına olanak sağlarlar ki bu özellikleri ile hem biz insanların hem de doğal yaşamın devamı için hayati öneme sahip biyoçeşitlilik rezervuarları olarak bilinirler.
6. Balıkçılık, tarım ve hayvancılık, saz üretimi, turizm vb. olanaklarıyla sundukları yüksek parasal değerler ile bölge ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlarlar.
7. Sulak alanlar, yutak görevi yaparak yerküremizdeki karbonun %40’ını tuttukları için küresel boyutta iklim değişikliğini kontrol eden ekosistemlerin başında gelirler.
Dünyadaki tüm canlı türlerinin %40'ını ve tüm hayvan türlerinin %12'sini barındırırlar. Sulak alanların taşkın kontrolü, yeraltı sularının beslenmesi, fırtınalardan koruma, besin depolama, iklim değişikliğinin kontrolü, su arıtımı, gıda kaynağı olma, turizm faaliyet alanı sağlama gibi birçok işlevi vardır, denildi
Sunum sonunda Eğirdir Belediye Başkanı Veli GÖK ve Meclis Üyeleri tarafından sorulan sorular yanıtlandı. Eğirdir Gölü Sulak Alanında ortak yapılabilecek projeler konusunda istişarelerde bulunuldu. Başkan Veli GÖK Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü Isparta Şube Müdürlüğü Mühendisi Mestan HİSARKAYA’ya sunumlarından dolayı teşekkür etti.
Gündemdeki diğer maddelerin görüşülüp karara bağlanmasının ardından Şubat 2023 Eğirdir Belediye Meclisi Toplantısı sona erdi.
(Eğirdir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu)


Asset 2